Kararımı almamda Başbakan Cameron’ın gazetelerde okuduğum bir demeci son noktayı koydu. Cameron ”Türkleri, Olimpiyatlara bekliyoruz” diyordu. Yazıyı mutlulukla üzerime alındım. Hemen haberi Kemal’e ilettim. Koskoca Başbakan biz Türkleri özel çağırıyor davete icabet etmemek olmaz” deyip gitmeye karar verdim. Hiç bunu ülkenin ekonomik sorunlarına çıkış yolu bulmak için Başbakanın her ülkeye yaptığı bir jest olarak düşünmedim. Vatanım uğruna kendimi yola attım. ;)))
Aslında benim gibi seyahat etmeyi seven biri için, İngiltere’ye gitmek, baştan beri düşündüğüm bir şey olmasına rağmen vize işlemleri gözümü korkutuyordu. İngiltere’nin haberi yok ;))) ama ben Türkiye’ye vize uygulayan ülkelere küsüm. (Tavşan dağa küsmüş durumu). Yıllar önce yakın bir arkadaşımın Ingiltere’ye vize başvurusunu hatırlarım. Kan kusmuşlardı. Kendimiz de en son Kaan’ın başvurusunu yaparken yaşadık. İnanılmaz sorular dizisi. Zannedersiniz ülkeyi satın alacaz. Dahası, randevu ile başvuruya gitme ve 125$’lık başvuru ücreti. Ha bir de randevunuzu kaçırırsanız başvuru ve paranız da yanıyor.
Kaan’ın vize başvurusu sırasında öğrendik ki İngiltere Dışişleri Bakanlığında ekonomik kriz nedeni ile eleman azaltımına gitmiş. İşlerin aksamasında bir de böyle bir etken varmış. Düşünebiliyormusunuz, ah zavallı bir zamanlar üzerinde güneş batmayan İngiltere… Bu hale geleceği düşünülürmüydü? Hem de Olimpiyatlar öncesi.
Tüm bunları bilerek, derin bir nefes alarak, benim için başvuruya yaptık. Canım Kemal’im sağolsun benim için tüm bürokratik işlemleri yaptı. Sanırım, ben hayatta o sorular sinsilesinin altından kalkamazdım. Sinir sistemim ele vermez.
Neyse, tüm bu negatif ve gerilmiş duygularla yapmış olduğumuz başvurumuzun sonucunu inanılmaz cabuk tam 1 hafta içinde aldık. Hatta bir de komik bir extra para vererek vize işlemlerinin her aşamasından mesaj aracılıgı ile haberdar olduk. Oysaki Kaan’da böyle bir opsiyon sunmamışlardı ve günlerce ‘çıktımı?’ diye telefon ile başvurmuzun durumunu sormak zorunda kalmıştık. Allah’tan vizeye 2,5 ay öncesinden yaptık ta telaşa düşmedik. Ama bu bize başka bir dezavantaj getirdi. Kaan’ın pasaportunu İngiltere Büyükelçiliğine verdiğimiz için Paskalya tatilinde yapmayı planladığımız Malezya gezimizi yapamadık.